R1
Uzun süren savaşlar hatırlıyorum, bir hortum ile bir kuş arasında. Hortum sanırsam kuşa çok eziyet etmiş, onu yerden yere vurmuş. Yüksek bir binanın yüksekteki katlarından birinde ben camdan hortumu içeri almaya çalışıyorum. Yüzünü tam kestiremediğim ama tanıdığım birisi kuşu çapraz-alt katın penceresinden içeri alıyor. Hortum güçsüzleşmiş. Ben ona yardım ederken hayallerimin kadını şekline giriyor ve ben onu içeri alıyorum. Güvercinden korkuyor çünkü güvercin öcünü alacak. Beraber soyunma kabini gibi bir yere saklanıyoruz. Ben şimdiye kadar nerelerde olduğunu beni neden daha önce bulmadığını 30 senedir onu beklediğimi soruyorum. Bu sırada sinirli bir şekilde kanatlarını çırparak kuş yaklaşıyor. İçimden kuş bişey yapamaz, kız yere çöker ben de üstüne vücudumu üstüne siper ederim diyorum. Sonra birden vazgeçiyorum, sonunda beni bırakıp tekrardan gideceği aklıma geliyor. Bu düşünce ile herşey kuma dönşüyor; kız, kuş, kabin ve bütün duvarlar. Çölün ortasında yanlız ağlamaya başlıyorum. İşe geç kaldığım aklıma geliyor, Uykudasın ulan ne işi diyorum. Uyanıyorum.
Blogroll: KESIMHANE
Wednesday, April 07, 2010
Subscribe to:
Post Comments (Atom)





2 yorum:
30 yaşında hayallerinin kadınıylaysan sana bu rüyayı hatırlatıciim. Ayrıca, 'nasılsa yine gidecek' psikolojisiyle hareket etmene izin de vermiyciim, sonra herşey toza dönüşüyor çünkü=)
peki işe geç kaldın mı?
Post a Comment